Kendimi bildim bileli bir şeyler yazarım. Anı yazarım, günlük yazarım, şiir yazarım.. Kendimi başka nasıl ifade ederim bilmiyorum. Müziğe yeteneğim yok.. Bir müzik aleti çalamam ben. Onun yerine kelimelerimi fısıldıyorum ötmeye yeltenen kuşlara.. Ya da bale pabuçlarım yok adımlarımı gösterecek ama kelimelerim var yüreğimi gösterir onlar benim..
Hoş geldiniz.
Sürç-i Lisan edersek, affola..

Yarım Kalmış Hikaye

     Merak ediyoruz birbirimizi belli. bazen sen arıyorsun bazen ben. seviyorum diyemiyoruz. Arada kırık kılçık birer özledim!'le geçiştiriyoruz. Havadan sudan bahsediyoruz. Sen işini anlatıyorsun, ben ailemi anlatıyorum. Kapatıyoruz. Eskisi gibi aslında o zaman da sen iş hayallerini anlatırdın, ben ailemle hayallerimi anlatırdım.. Uyurduk. Ama birlikte uyurduk. Artık birlikte uyumuyoruz.
     Sevdiğin yemeği seviyorum artık. Kızınca gülümseyerek "gebertirim" derdin. Sana seni severken "ruhum" diyorum diye kızardın. "Deme öyle bensiz de yaşayabilirsin" diye. Bense sana nazımdan alıntı yapardım. "elbette sensiz de yaşarım ama seninle bir başka yaşarım" diye. kızardın.. sevdiğin şairden alıntı yapıp seni köşeye sıkıştırıyorum diye kızardın.

En başından beri biliyorduk olmayacağını. zaman zaman umutlanıp hayaller kurmadık değil. Hatırlar mısın dost meclisinde rakı içiyorduk bir gün diz dize? O meşhur şarkıdan sonra sen bir şiir okudun benim gözümden bir damla yaş geldi. Bana "neden ağlıyorsun?" diye sordular. sen "benim yüzümden.." dedin tuttun sarıldın bana. O gün biliyorduk ikimiz de neden ağladığımı. oysa ki henüz hiç konuşmamıştık o kekremsi tada sahip geleceği. Sen bana şiir okurdun gözümün içine baka baka.. Ben sana şarkı söylerdim. Sesim güzel olduğundan falan değil, sen sana şarkı söylememi çok severdin. Aslına bakarsan sen de çok güzel şiir okumazdın.. Ama bana okurdun.

Sert adamdın. ne eğilir bükülürdün ne yumuşardın. Söylemesen de bilirdim beni sevdiğini. Ama içinde özellikle rakı içince bir başka severdin beni. sarhoşluk değil.. asla sarhoş olmazdın. Rakı içince kaldırırdın perdelerini, yıkardın duvarlarını. sandalyemi daha yakına çekerdin kokumu duyabilmek için. başımı alır kendi göğsüne yaslardın. küçük bir kız çocuğu gibi severdin. O yüzden çok içerdik belki de. İkimiz de biliyorduk azıcık alkolün bize verdiği mutluluğu. fırsat bulduğumuz her akşam rakı içerdik.

Sensiz uyumaya henüz alışamadım. Sensiz rakı içmeye de. O yüzden bazen tam uyumadan önce, bazen rakı masasında aklıma geliyorsun. Çok özledim. Gelsem de olmayacak gelsen de olmayacak biliyorum. Geçen gün mesaj atmışsın tanıştığımız duraktayım diye. 5 yıl aynı duraktan otobüse bindim. Senden başka bir sürü anım var orada. ama hala önünden geçerken sen geliyorsun aklıma. En güzel zamanlar bunlar.. Biliyorum benden hiç bir beklentin olmadığını. benim de senden hiç yok. asla olmayacağını da biliyoruz ikimiz de. Buna rağmen hala kopamadık ya. işte bunu asla unutmayacağız.

Hayatıma devam etmem lazım. edemiyorum. Çünkü biz seninle hiç vedalaşmadık. Belki kabul etmesem de içimde bir yerde minicik bir umut var onu bekliyorum. Gel bana son kez sarıl ve elveda! de..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder